­

Pejmürde Hayatlar
 

   Hoşlanmıyorum; ama keşke sadece giyim tarzları pejmürde olsaydı... Dikkat ediyor musunuz hiç? Pejmürde hale gelen maalesef hayattır. Yıllar önce terzi babam, bir başka terzinin giyim tarzını gördüğünde: "Böyle terzi olmaz!" demişti. Anlam verememiştim sadece görüntüsüyle bu kararı vermesine. Adam soluk bir t-shirt giymişti, koltuk altları ıslanmıştı, ayağında ise plastik bir terlik... Babamın adamı küçümsediğini düşünmüştüm. Yıllar sonra anladım aslolanı...
  İcra ettiğin sanata uyumlanmalısın! Ayakkabıcıysan, ayakkabıların ekstra şık olmalı. Kuaförsen saçların ekstra temiz olmalı ve terziysen giyimin ekstra hoş olmalı. Doğru, babam hep ütülü ve temiz giyinirdi. Asla jean giydiğini bilmem ya da t-shirt. Şimdilerde ise öğrenciysen yırtıkların olmalı(!), kendi paranı kazanabilir haldeyken çorap almayı unutmuş olman gerekli(!) Hele ki işyerin varsa takımının altına spor ayakkabı giymelisin(!) Çok değil, 80 yıl önce böyle dolaşsan, emin ol biri senin kolundan tutup seni çorbacıya sokar; sıcak bir çorba içerken sen, derdini sorardı. Dikkat edin, çoğunuzun yaşlıları sokağa çıkarken kendine bir çekidüzen verir. Bazı yaşlılarımız halen kravatla çıkar. Etrafa saygı kavramı vardır onlarda. Şimdilerde hepimizin denk geldiği bir tip tarifleyim size, yukarıdan aşağı gidelim: Anlamsız bir saç stili... Boynunda, kulağında, göbeğinde ve bilmem başka neresinde garip takılar... Üstünde gereksiz mesajlar veren pespaye bir giysi... Altında kısacık ve dapdar bir pantolon, dizden havalandırmalı... Ayakta çorap yok; ama elinde kehribar tespihi var(!) Şimdi senin verdiğin görüntüye göre ben seni sana anlatayım:
1-Erkeğin sentezlenmiş halisin. Yani hem öylesin hem böyle. "Are you cola?" Anladın bence.
2-Racon karmaşasısın. Mahallede kahvedesin, kankan ararsa beachte, apaçisin.
3-Ziyansın; ama farkında değilsin.
4-Haa, bir de jölen bitmişse evden çıkamazsın.
Yazının başında söylediğim gibi, keşke sadece giyim tarzları pejmürde olsaydı...
  Gerçekten yamasız hayatlarımız var. Şimdilerde bir gence bir hususta bir şeyler anlatıyorsun. Onun fikrini dinlemek için söz hakkını ona bırakıyorsun. Cevap: "Ayyynen öööleee!" Ağzının üstüne bir tane yapıştırmakla olmaz tabi ki. Ofise ya da bir mekana girip: "Günaydooon!" dendiğinde de Ya Sabır çekmek lazım. Bu nasıl bir üslup, nasıl bir ifade şeklidir! Evde babanla da mı böyle konuşuyorsun? Bu anlattıklarım çoğunlukla 13-20 arası. 20 üstü insansılarımızda ise bir "agucuk" edası var! "Ben dün seni aramısssssstım, hep messssssguldün. Sonra uyuya kalmıssssssssım. Ehe :)" Senin "Ş"lerin nerde idiot? 30 yaşındasın, 30! Mülakatta da mı böylesin? "Tecrübelerinizden bahseder misiniz?" "Fessssbuuuk, sinep çeeet... A bi de tivitleyebiliyorum"
  Bunlar hepimizin evlerinde maalesef; çünkü televizyondalar artık! Pejmürde olan sadece giyim tarzı değil; ağızlar, ifadeler ve maalesef kazanımlar... Kaliteden yoksun, pejmürde haldeler. Buna gelişim denemez. Sonra ne oluyor biliyor musunuz? Mahallenin yamuk ağızlı Ayşe'si, apaçi saçlı ve oldukça dar, Ali'yi beğeniyor. Cehaletin ebeveyni bunları evlendiriyor. İş geçinmeye gelince, özlerine dönüyorlar:
Ayşe'nin özü: Dönem dizileri, basma etek, kapıda çekirdek, gıybet.
Ali'nin özü: Sünmüş atletli, yumurta göbek ve kehribarının imamesiyle kulağını temizleyen... Kredi kartı ise felç durumda.
  İşte ne olduğunu keşfedememenin verdiği özentilik seni pejmürde hayata sürüklüyor. Seni rol model alarak büyüyecek çocuklara değinmek, hiç istemiyorum! Söyleyeceğim tek şey: Her gen, ürememeli!


Âgâh Efendi