­

Gıybetin İlahi Sistemi
 

   Cogunluga gore iyi olarak nitelendirilen biri, azınlığa göre kötü olarak nitelendirilsin. Azınlıktan biri, bir başkasına kötü olarak nitelendirdiği kişiyi anlatsın. İki çıkarım doğacaktır:
A) Dinleyen, anlatana hak verecek, belki de katılacaktır.
B) Dinleyen, anlatanı yargılayacak, belki de tersleyecektir.
Çok basit bir iletişim şekli gibi görünüyor değil mi? Aslında şerin hayr işlediği eşsiz bir tablodur bu. Şöyle ki; kötü niyetli anlatıcı, dinleyeni kendine yakınlaştırmayı başarabilirse kendine ilerde sıkıntı yaşayacagı muhtemel bir şer arkadaşı kazanmış ve farkında olmadan hayr işlemiştir. Şer odaklı birini daha hayr odaklı olanlardan uzaklaştırmıştır, kendine çekmiştir.
Kötü niyetli anlatıcı, dinleyeni kendine yakınlaştıramadığında ise anlattıgı kişinin, o iyi niyetli kişinin bu anlamda hiç bir emeği olmadan, dost kazanmasına vesile olmuş olacaktır. Anlatıdan hoşlanmayan, illa ki konu olana yanasacak ve aslolan gercegi öğrenecektir ve dostluk baslayacaktır.
Yani bu tezde şer odaklı olanlar, her şer girişiminde hayr odaklı olanlar için güzel gelişmelerin zühur etmesine istemeden neden olmaktadırlar. Kötü niyetle aksiyona geçtikleri için, idraka varamadıkça, davranışlarının kötülüğü kendi üzerlerinde baki kalacak, yine aynı davranışlarının hayra zühur eden neticesi de, diğer tarafa ödül, kazanım olarak yansıyacaktır.
İşte hakimi, savcısı olmayan ilahi adaletin sistemi gıybet alanında böyle işlemektedir.


Âgâh Efendi