ZİKİR

 

    Beynimizin kapasitesinin sadece %5-6 sını kullanabiliyoruz. Tekrar ile (zikir) beyninin yüzde kapasitesini maximum seviyeye çıkarman mümkündür. Bilimsel olarak da ispatlıdır. Beynini sadece 20 adet hücrenin yönettiğini düşün. Renkleri, hareketlerini, açlığını, hırsını, bir annen olduğunu hatırlamanı, her şeyi, her şeyi ve tamamen bildiğin her şeyi beynindeki 20 adet hücre sayesinde yapabildiğini farz et. (Bilinen: Neokortikal nöron sayısı (kadın): 19,3 milyar. Neokortikal nöron sayısı (erkek): 22,8 milyar) Eskilerden bir söz vardı: "Kişiye 40 gün deli dersen, deli olur!" Evet kesinlikle oluyor. Şöyle ki; Beynindeki bu 20 hücre seni sen yapandır. Yolda yürüme halindeyken (1.iş), tespih çekebiliyorken (2.iş), şarkı da söyleyebiliyorken (3.iş), başını da kaşıyabiliyorken (4.iş), etrafı da izleyebiliyorken (5.iş)... Daha bir çok iş yazabilirim :) Demek istediğim bu 20 adet hücre hepsini yapabiliyorken ve hepsinde de muvaffak olabiliyorken, zihnine bir de tekrarı eklersen (Zikir), hücrelerin aynen şöyle diyor; "Yetti; ama daha kaç tane iş yapacağız." Sen aldırmadan zikre (tekrara) devam ediyorsun. Bu sefer hücrelerin; "Anlaşıldı, bize acımayacak" diyor ve; "Şu işleri ayrıştıralım, kolaydan zora doğru sıraya sokalım. En kolayı sürekli tekrarladığı bir kelime var. Hep aynı şeyi söyletip duruyor bize. Bu çok kolay bir iş. Biz neleri düşünmüş yapmışız. Bu kadar kolay bir tekrarı bize yaptırtması, üstelik yüzlerce kez, bize hakarettir. Arka tarafta uyuyan hücrelerden 2 tanesini uyandıralım." Şaşırmayın, bu bilimsel olarak ispatlanmış bir gerçekliktir! Devam edelim... İki hücre uyandırılıyor ve: "Günaydın, artık bizimle birlikte çalışacaksınız. Size çok kolay bir iş veriyoruz. Bir kelime var, sürekli bunu tekrar edeceksiniz, biz de diğer çetrefilli işlere kafa yoracağız. Hadi bakalım, kolay gele." Şimdi beynimde kaç hücre oldu? 22 oldu:) Uzatmıyorum. Gece oldu ve insan uyudu. Hücrelerin gece de mesaisi var da orasını anlatmayacağım şimdi. Hücreler de dinlendi diyelim. Sabah oldu ve insan uyandı. Buraya dikkat: O uyandırılan iki hücre de yirmi hücre ile birlikte uyanıyor :) Çünkü ihtiyaçtan ötürü de olsa bir kere hayat buldu. Uyuyamaz artık. Örneğin; hesapta olmayan bir durumda çocuğun oluyor ya: "Düşünmüyorduk; ama kaza işte, Allah verdi" derler ya hep. E, o çocuk doğduğunda: "Kusura bakma, biz seni yanlışlıkla yaptık" dediğinde, çocuk sana: "Ya öyle mi, o zaman ben öleyim." demiyor :) İşte o hesap, uyanmış olan hücre yaşama devam eder. Tekrar (zikir) ile ruh bedenini beslemenin yanı sıra, beynindeki hücreleri de artırabiliyorsun. İşte tekamülün bilimsel olarak da kanıtı budur. Bu sebepledir ki her kadim öğreti tekrarı tembih eder. Meditasyon da, namaz da, yoga da bir zikirdir. Reiki adı ile anılan, evrensel yaşam enerjisinde de durum aynıdır. Öfkeli biri için her aklına geldiğinde "Her şeyi affediyorum"u mütemadiyen zikretmesi; az kazandığını düşünen için: "Bol rızk içindeyim" anlamında kelime ya da cümleyi mütemadiyen zikretmesi vs. vs. Yani anlamsızca tekrarlarsan kendine deli olduğunu evet, deli olursun. Dahi olduğunu zikredersen de dahi olursun. İnan ya da inanma :)

 

Âgâh Efendi